İş kazası, çalışanın yalnızca yaralanmasına neden olan bir olay değildir. Kazanın sonucuna göre işçinin geçici veya sürekli iş göremezlik durumu ortaya çıkabilir, iş gücü kaybı meydana gelebilir veya en ağır sonuç olarak işçi hayatını kaybedebilir.
Bu durumda işçinin veya hayatını kaybeden işçinin yakınlarının SGK bakımından bazı hakları bulunduğu gibi, şartları oluşmuşsa işverene karşı maddi ve manevi tazminat talepleri de gündeme gelebilir.
İş kazası nedeniyle hangi hakların talep edilebileceği; kazanın nasıl meydana geldiğine, işverenin kusuruna, işçinin uğradığı zarara, iş göremezlik oranına ve kazanın ölümle sonuçlanıp sonuçlanmadığına göre değişir.
İş kazası nedir?
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu bakımından iş kazası, sigortalının kanunda belirtilen hallerden birinde meydana gelen ve sigortalıyı bedenen veya ruhen engelli hâle getiren olaydır.
İş kazası yalnızca işyerinde meydana gelen kazalarla sınırlı değildir. İşveren tarafından yürütülen iş nedeniyle meydana gelen olaylar, görev nedeniyle işyeri dışında geçirilen zamanlarda meydana gelen bazı kazalar ve işveren tarafından sağlanan taşıtla işe gidiş geliş sırasında meydana gelen kazalar da kanunda belirtilen şartlar kapsamında iş kazası olarak değerlendirilebilir.
İş kazası geçirdim, ilk olarak ne yapmalıyım?
Öncelikle kazanın sağlık kuruluşlarında kayıt altına alınması ve olayın iş kazası olarak bildirilmesi önemlidir.
İşverenin de iş kazasını SGK’ya bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Kazaya ilişkin tutanaklar, hastane kayıtları, işyeri kayıtları, kamera görüntüleri, tanık bilgileri ve varsa diğer deliller mümkün olduğunca korunmalıdır.
Özellikle işverenin kazayı iş kazası olarak bildirmemesi veya olayın niteliği konusunda uyuşmazlık bulunması halinde, olayın iş kazası olduğunun tespiti ayrıca önem kazanabilir.
Yaralanmalı iş kazasında işçinin hangi hakları vardır?
İş kazası sonucunda yaralanan işçi açısından olayın sonuçlarına göre birden fazla hak gündeme gelebilir.
SGK tarafından iş kazası nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği ödenebilir. İş kazası sonucunda meslekte kazanma gücünün en az %10 oranında azaldığı tespit edilirse sürekli iş göremezlik geliri bağlanması da söz konusu olabilir.
Bunun yanında, işverenin sorumluluğunun ve kusurunun bulunması ve diğer hukuki şartların gerçekleşmesi halinde işçi tarafından maddi ve manevi tazminat taleplerinde bulunulabilir.
İş kazasında maddi tazminat nedir?
İş kazası nedeniyle işçinin ekonomik olarak uğradığı zararların giderilmesi amacıyla maddi tazminat talep edilebilir.
Somut olayın özelliklerine göre özellikle çalışma gücü kaybından kaynaklanan zararlar, kazanın neden olduğu ekonomik kayıplar ve tedavi sürecinden kaynaklanan zararlar değerlendirmeye alınabilir.
Maddi tazminatın hesaplanmasında işçinin yaşı, geliri, iş göremezlik veya meslekte kazanma gücü kaybı oranı, kusur durumu ve diğer ekonomik veriler önem taşır.
Bu nedenle “İş kazası geçirdim, ne kadar tazminat alırım?” sorusunun her dosya bakımından aynı şekilde cevaplanması mümkün değildir.
İş kazasında manevi tazminat alınabilir mi?
Evet. İş kazası nedeniyle işçinin bedensel veya ruhsal bütünlüğünün zarar görmesi halinde, olayın özelliklerine göre manevi tazminat talep edilmesi mümkündür.
Manevi tazminatın belirlenmesinde yaralanmanın niteliği, işçinin çektiği acı, tedavi süreci, kalıcı hasar bulunup bulunmadığı, kusur durumu ve olayın diğer özellikleri dikkate alınır.
İş kazasında sürekli iş göremezlik geliri nedir?
İş kazası sonucunda oluşan hastalık veya engellilik nedeniyle Kurum Sağlık Kurulu tarafından meslekte kazanma gücünün en az %10 oranında azaldığının tespit edilmesi halinde sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilir.
Bu gelir, işveren tarafından ödenen bir tazminat değil, SGK tarafından bağlanan sosyal sigorta hakkıdır.
Dolayısıyla işçinin SGK’dan sürekli iş göremezlik geliri alması, şartları varsa işverene karşı maddi ve manevi tazminat talep etmesine engel değildir.
İş kazası nedeniyle işçi hayatını kaybederse kimler başvurabilir?
Ölümlü iş kazalarında artık yalnızca işçinin kendisinin hakları değil, geride kalan hak sahiplerinin hakları gündeme gelir.
Ölen işçinin hak sahipleri, şartları oluştuğunda SGK’dan ölüm geliri ve diğer sosyal sigorta haklarından yararlanabilir. SGK’ya göre iş kazası veya meslek hastalığı sonucunda ölüm halinde hak sahiplerine ölüm geliri bağlanabilmesi için sigortalılık süresi, yaş veya prim gün sayısı gibi şartlar aranmaz.
Bunun yanında, iş kazası nedeniyle ölüm meydana gelmişse ölen işçinin yakınları tarafından şartları oluştuğu takdirde işverene karşı tazminat talepleri de ileri sürülebilir.
Ölümlü iş kazasında hangi tazminatlar talep edilebilir?
Ölümlü iş kazalarında olayın özelliklerine göre özellikle;
- Destekten yoksun kalma tazminatı
- Manevi tazminat
- Cenaze ve defin giderleri gibi zarar kalemleri
gündeme gelebilir.
Destekten yoksun kalma tazminatında, hayatını kaybeden kişinin desteğinden yararlanan kişilerin kazadan dolayı uğradığı ekonomik kayıp değerlendirilir.
Manevi tazminat bakımından ise ölüm nedeniyle yakınların duyduğu elem ve ızdırabın giderilmesine yönelik hukuki koruma söz konusu olur.
Ölümlü iş kazalarında eş, çocuklar ve olayın özelliklerine göre diğer yakınların hakları ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Her yakın bakımından aynı miktarda veya aynı kapsamda tazminat söz konusu olmayabilir.
Ölümlü iş kazasında SGK'dan hangi haklar alınabilir?
İş kazası sonucunda sigortalının hayatını kaybetmesi halinde hak sahiplerine ölüm geliri bağlanabilir. Ayrıca kanunda öngörülen şartların bulunması halinde cenaze ödeneği ve diğer sosyal sigorta hakları da gündeme gelebilir.
Burada SGK tarafından bağlanan gelir ile işverene karşı açılabilecek tazminat davasını birbirinden ayırmak gerekir.
SGK’dan gelir bağlanması, işverenin kusurundan kaynaklanan zararların ayrıca değerlendirilmesine engel değildir.
İş kazasında kim dava açabilir?
Yaralanmalı iş kazasında öncelikle kazayı geçiren işçi kendi hakları için başvurur.
Ölümlü iş kazasında ise ölen işçinin hak sahipleri ve şartları bulunan yakınları, kendi zararları bakımından hukuki yollara başvurabilir.
Özellikle destekten yoksun kalma tazminatı bakımından davacıların kimler olduğu, ölen kişinin kimlere destek olduğu ve destek ilişkisinin niteliği önemlidir.
Bu nedenle ölümlü iş kazalarında tüm aile bireyleri bakımından aynı değerlendirme yapılması doğru değildir.
İş kazasını SGK kabul etmezse ne yapılabilir?
İşveren veya SGK tarafından olayın iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde, öncelikle olayın iş kazası niteliğinin tespit edilmesi gerekebilir.
İş kazasının tespiti ile işverenin kusurunun belirlenmesi ve tazminat hesabı birbirinden farklı hukuki konulardır.
Bu nedenle “SGK iş kazası olarak kabul etmedi” denildiğinde doğrudan tazminat miktarının hesaplanmasına geçilmemeli; öncelikle olayın hukuken iş kazası olup olmadığı ve hangi hukuki yolun izleneceği belirlenmelidir.
İş kazasında işverenin kusuru neden önemlidir?
İş kazasından doğan tazminat sorumluluğunda olayın nasıl meydana geldiği, işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerine uyup uymadığı ve tarafların kusur durumları önemli bir yer tutar.
İşverenin gerekli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alıp almadığı, çalışanı gerekli şekilde eğitip eğitmediği, gerekli ekipmanı sağlayıp sağlamadığı ve kazanın önlenebilir olup olmadığı gibi hususlar olayın değerlendirilmesinde önem taşır.
Kusur oranı, tazminat hesabını da doğrudan etkileyebilen unsurlardan biridir. Adalet Bakanlığı’nın iş hukukuna ilişkin materyallerinde de iş kazası tazminatlarının değerlendirilmesinde sorumluluk koşulları, iş göremezlik oranı ve kusur oranının belirlenmesi gerektiği belirtilmektedir.
İş kazası davalarında arabuluculuk zorunlu mu?
İş kazasından doğan maddi ve manevi tazminat talepleri, dava şartı arabuluculuk kapsamındaki iş uyuşmazlıklarından istisna tutulmuştur. İş kazasının tespiti ve buna ilişkin bazı uyuşmazlıklar bakımından da dava şartı arabuluculuk uygulanmaz. Ancak tarafların istemeleri halinde ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurulabilir.
Bu nedenle iş kazası dosyalarında, diğer işçilik alacaklarından farklı olarak arabuluculuk bakımından özel bir değerlendirme yapılması gerekir.
İş kazasında hangi belgeler ve deliller önemlidir?
İş kazası dosyalarında olayın niteliğine göre;
- İş kazası tutanağı
- SGK kayıtları
- Hastane ve tedavi kayıtları
- Epikriz ve sağlık kurulu raporları
- İş göremezlik raporları
- Kamera kayıtları
- İş güvenliği eğitim belgeleri
- Risk değerlendirmeleri
- İşveren tarafından düzenlenen kayıtlar
- Tanık anlatımları
- İşçinin ücret ve çalışma kayıtları
Bilirkişi raporları önem taşıyabilir.
Özellikle kalıcı bir iş gücü kaybı söz konusuysa, iş göremezlik oranının doğru şekilde belirlenmesi tazminat hesabı bakımından önemlidir.
İş kazası geçirdim, ne kadar tazminat alabilirim?
İş kazası tazminatında tek bir sabit miktardan söz etmek mümkün değildir.
Yaralanmalı kazalarda işçinin yaşı, geliri, iş göremezlik oranı, kusur oranları ve diğer zarar unsurları; ölümlü kazalarda ise ölen kişinin yaşı, geliri, destek ilişkileri, hak sahiplerinin durumu ve kusur oranları gibi birçok unsur dikkate alınır.
Bu nedenle internet üzerindeki genel tazminat hesaplamaları yerine, kazaya ilişkin belgelerin incelenmesi ve dosyaya özgü hesaplama yapılması gerekir.
İş kazasında hukuki süreç nasıl ilerler?
İş kazası sonrasında öncelikle olayın gerçekten iş kazası olup olmadığı ve kazanın SGK kayıtlarına nasıl geçtiği belirlenmelidir.
Daha sonra yaralanmalı veya ölümlü kazanın sonuçları, iş göremezlik durumu, kusur oranları ve zarar kalemleri değerlendirilir.
Yaralanmalı kazada işçinin kendi zararları; ölümlü kazada ise hak sahiplerinin uğradığı zararlar ayrı ayrı incelenir.
İş kazasının tespiti, kusur durumunun belirlenmesi, SGK haklarının elde edilmesi ve işverene karşı maddi ve manevi tazminat taleplerinin ileri sürülmesi birbirinden farklı aşamalar olabilir.
Bu nedenle iş kazası dosyalarında yalnızca “tazminat davası açmak” şeklinde hareket etmek yerine, kazanın meydana geldiği andan itibaren tüm hukuki sürecin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Sonuç
İş kazası geçiren işçinin veya iş kazası nedeniyle yakınını kaybeden hak sahiplerinin sahip olduğu haklar, kazanın sonucuna göre önemli ölçüde değişebilir.
Yaralanmalı iş kazasında geçici iş göremezlik ödeneği, şartları oluşmuşsa sürekli iş göremezlik geliri, maddi ve manevi tazminat gibi haklar gündeme gelebilir. Ölümlü iş kazasında ise hak sahipleri bakımından ölüm geliri, cenaze ödeneği, destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat gibi farklı hukuki sonuçlar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle iş kazası geçiren kişinin veya ölümlü iş kazasında hak sahiplerinin, olayın SGK’ya bildirilmesinden tazminat hesabına kadar tüm süreci somut olayın özelliklerine göre değerlendirmesi önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
İş kazası geçirildiğinde SGK bildirimi kim tarafından ve kaç gün içinde yapılır?
İşveren, iş kazasını o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal, Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) ise en geç kazadan sonraki 3 iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür.
SGK iş kazasını kabul etmez veya işveren bildirmezse ne yapılmalıdır?
İşçi veya hak sahipleri doğrudan SGK'ya tahkikat başvurusu yapabilir. Kurumun olumsuz değerlendirmesi halinde İş Mahkemesinde iş kazasının tespiti davası açılması gerekir.
İş kazasında sürekli iş göremezlik geliri bağlanması için maluliyet oranı ne olmalıdır?
Yetkili sağlık kurulları ve SGK Sağlık Kurulunca işçinin meslekte kazanma gücünün en az %10 oranında azaldığının tespit edilmesi halinde sürekli iş göremezlik geliri bağlanır.
İş kazası tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk geçerli midir?
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talepleri ile bunlarla ilgili tespit davalarında arabuluculuk dava şartı değildir; doğrudan dava açılabilir.