İş kazaları, çalışanların çalışma hayatında karşılaşabileceği en ciddi sorunlardan biridir. İş kazası sonucunda işçinin yaralanması, sürekli veya geçici şekilde çalışamaz hale gelmesi ya da hayatını kaybetmesi söz konusu olabilir. Böyle bir durumda yalnızca iş kazasının SGK bakımından bildirilmesi yeterli olmayabilir. İşçinin uğradığı maddi ve manevi zararların karşılanması için ayrıca iş kazası nedeniyle tazminat talep edilmesi gündeme gelebilir.
İş kazası tazminat davası, işçinin iş kazası nedeniyle uğradığı maddi ve manevi tazminat taleplerinin işverenden ve somut olayın özelliklerine göre sorumlu diğer kişilerden talep edilmesini sağlayan bir dava türüdür. Bu süreçte iş kazası tespit davası, işçilik alacakları ve işe iade davası gibi diğer haklar da önem kazanabilir.
İş kazası tazminat davası nedir?
İş kazası nedeniyle işçinin beden bütünlüğünün zarar görmesi, çalışma gücünün azalması veya çeşitli maddi ve manevi kayıplar yaşaması halinde, uğranılan zararların giderilmesi amacıyla açılan davaya iş kazası tazminat davası denir.
Burada iki farklı konu birbirinden ayrılmalıdır. Bir olayın SGK açısından iş kazası olduğunun tespit edilmesi ile işçinin uğradığı zararların tazmin edilmesi aynı şey değildir.
Örneğin işçinin çalışırken geçirdiği bir olayın iş kazası olduğunun tespit edilmesinden sonra, işçinin bu kaza nedeniyle uğradığı zararların ayrıca hesaplanması ve sorumluların kusur durumlarının belirlenmesi gerekebilir.
İş kazası nedeniyle hangi tazminatlar istenebilir?
İş kazasının sonucuna ve işçinin uğradığı zararın niteliğine göre farklı tazminat kalemleri gündeme gelebilir.
Bunların başında maddi tazminat gelir. İşçinin çalışma gücünün azalması veya tamamen kaybedilmesi, kazanç kaybına uğraması ve gelecekte elde edeceği gelirlerde azalma meydana gelmesi gibi zararlar maddi tazminat kapsamında değerlendirilebilir.
Tedavi ve bakım giderleri de olayın özelliklerine göre talep edilebilir. İş kazası sonrasında yapılan tedaviler, ilaç, ulaşım, bakım ve benzeri giderler somut olayın özelliklerine göre maddi zarar kapsamında değerlendirilebilir.
Bunun yanında iş kazası nedeniyle işçinin yaşadığı fiziksel ve psikolojik etkiler nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi de mümkündür.
İş kazası ölümle sonuçlanmışsa, bu kez hayatını kaybeden işçinin yakınlarının uğradığı zararlar bakımından farklı tazminat talepleri gündeme gelebilir.
İş kazası tazminat davasında kusur neden önemlidir?
İş kazası nedeniyle tazminat talep edilirken kazanın nasıl meydana geldiği ve kazada kimlerin kusurlu olduğu büyük önem taşır.
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alıp almadığı, işçiye gerekli eğitimlerin verilip verilmediği, kişisel koruyucu donanımların sağlanıp sağlanmadığı, çalışma ortamının güvenli olup olmadığı ve işçinin gerekli şekilde denetlenip denetlenmediği gibi hususlar incelenebilir.
Bazı olaylarda işçinin de kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu ileri sürülebilir. İşçinin kusurlu olması ise her durumda tazminat hakkının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Kusurun niteliği ve oranı, tazminat hesabında ayrıca değerlendirilir.
Bu nedenle iş kazası tazminat davalarında kusur incelemesi genellikle önemli bir aşamadır.
İş kazası nedeniyle maluliyet oluşması halinde ne olur?
İş kazası sonucunda işçinin çalışma gücünde kayıp meydana gelmişse, bu kaybın oranının belirlenmesi gerekir.
Özellikle kalıcı bir sağlık sorunu ortaya çıkmışsa işçinin meslekte kazanma gücü kaybı oranı önem taşır. Bu oran, maddi tazminatın hesaplanmasında dikkate alınan unsurlardan biridir.
Ancak iş kazasının meydana geldiği tarihte zararın bütün sonuçlarının ortaya çıkmış olması her zaman gerekmez. Bazı sağlık sorunları zaman içerisinde belirginleşebilir. Bu nedenle kaza sonrasında yapılan tüm muayene ve tedavilerin, sağlık raporlarının ve tıbbi kayıtların saklanması önemlidir.
İş kazasının iş kazası olduğu SGK tarafından kabul edilmemişse ne yapılabilir?
Uygulamada işveren tarafından SGK’ya bildirim yapılmaması veya yapılan inceleme sonucunda SGK tarafından olayın iş kazası olarak kabul edilmemesi mümkündür.
Bu durumda işçi, olayın iş kazası olduğunun tespiti için iş kazası tespit davası ile yargı yoluna başvurabilir.
Mahkeme tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edilmesi halinde, bu karar işçinin sonraki hakları bakımından önemli bir dayanak oluşturur. Kararın içeriğine göre SGK nezdindeki işlemlerin yürütülmesi ve iş kazasından kaynaklanan diğer hakların talep edilmesi gündeme gelebilir.
Ancak iş kazasının tespitine ilişkin dava ile tazminat davasının birbirinden farklı taleplere ilişkin olduğu unutulmamalıdır. İş kazasının tespit edilmiş olması, maddi ve manevi tazminat miktarının da otomatik olarak belirlenmiş olduğu anlamına gelmez.
İş kazası tazminat davasında hangi deliller önemlidir?
İş kazası davalarında olayın nasıl meydana geldiğinin ortaya konulması ve uğranılan zararın belirlenmesi bakımından deliller büyük önem taşır.
Kaza tutanakları, SGK kayıtları, işyeri kayıtları, hastane ve tedavi belgeleri, sağlık raporları, iş güvenliği eğitim belgeleri, kişisel koruyucu donanım teslim belgeleri, işyeri kamera kayıtları ve tanık anlatımları olayın aydınlatılmasında kullanılabilecek deliller arasında yer alabilir.
Özellikle kazanın hemen sonrasında alınan sağlık raporları ve hastane kayıtları önemlidir. Bu nedenle iş kazası sonrasında yapılan sağlık başvurularının ve tedavi süreçlerinin belgelenmesi gerekir.
İş kazası tazminat davası açmadan önce nelere dikkat edilmelidir?
İş kazasından sonra yalnızca kazanın gerçekleşmiş olması değil, kazanın iş ile bağlantısı, meydana gelen zarar, zarar ile kaza arasındaki ilişki ve tarafların kusur durumu birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle dava açılmadan önce SGK kayıtlarının, işyeri belgelerinin, sağlık dosyasının, varsa iş kazası tutanağının ve diğer delillerin bir bütün olarak incelenmesi gerekir.
Özellikle iş kazasının üzerinden uzun zaman geçmişse, zamanaşımı bakımından da ayrıca değerlendirme yapılmalıdır. Her olayın başlangıç tarihi ve hukuki niteliği farklı olabileceğinden, somut olay üzerinden süre hesabı yapılması gerekir.
İş kazası tazminat davasında bilirkişi incelemesi yapılır mı?
Evet. İş kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında zararın ve kusurun belirlenmesi için bilirkişi incelemesine başvurulması sıklıkla gündeme gelir.
Kusur bilirkişisi tarafından kazanın meydana gelmesinde işverenin, işçinin veya varsa diğer kişilerin kusurunun bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
Bunun yanında işçinin sağlık durumuna ve çalışma gücü kaybına ilişkin tespitler de tazminat hesabında dikkate alınabilir. Maddi tazminatın belirlenmesinde işçinin yaşı, geliri, çalışma gücü kaybı ve diğer somut veriler değerlendirilerek hesaplama yapılabilir.
İş kazası nedeniyle tazminat hakkı bulunan işçiler ne yapmalı?
İş kazası geçiren işçinin öncelikle sağlık durumuyla ilgili tüm kayıtlarını ve raporlarını muhafaza etmesi, kazanın SGK’ya bildirilip bildirilmediğini kontrol etmesi ve işyerine ilişkin belgeleri mümkün olduğunca temin etmesi önemlidir.
Kazanın iş kazası olduğu konusunda uyuşmazlık bulunuyorsa öncelikle bu durumun hukuki olarak değerlendirilmesi gerekir. İş kazasının tespiti ile birlikte, işçinin uğradığı maddi ve manevi zararların ayrıca hesaplanması ve sorumluların belirlenmesi gündeme gelir.
Her iş kazasının sonucu ve işçinin uğradığı zarar aynı değildir. Bu nedenle tazminat miktarı da olaydan olaya değişir. Kaza tarihi, işçinin yaşı ve geliri, sağlık durumundaki değişiklik, kalıcı bir kayıp bulunup bulunmadığı, kusur oranları ve diğer somut koşullar birlikte değerlendirilerek bir hesaplama yapılmalıdır.
İş kazası nedeniyle maddi veya manevi zarara uğradığınızı düşünüyorsanız, hak kaybı yaşamamak için olayın tüm belgeleriyle birlikte bir iş hukuku alanında çalışan avukat tarafından değerlendirilmesi önemlidir.
İş Kazası Davalarında Hukuki Destek
İş kazalarından kaynaklanan uyuşmazlıklar, yalnızca kazanın meydana gelip gelmediğinin belirlenmesinden ibaret değildir. İş kazasının SGK kayıtlarına işlenmesi, maluliyet ve meslekte kazanma gücü kaybının değerlendirilmesi, işverenin ve varsa diğer sorumluların kusur durumunun belirlenmesi, maddi ve manevi zararların hesaplanması ve dava sürecinin doğru şekilde yürütülmesi birlikte ele alınmalıdır.
Bu alandaki çalışmalarımızda, iş kazasının meydana geliş şekli ile işçinin uğradığı zarar arasındaki ilişkinin ortaya konulmasına, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin değerlendirilmesine ve işçinin uğradığı gerçek zararın belirlenmesine özellikle önem veriyoruz.
İş kazası tespitinden maddi ve manevi tazminat taleplerine, kusur ve maluliyet değerlendirmelerinden SGK işlemlerine kadar sürecin her aşamasını dosyanın özelliklerine göre ayrı ayrı değerlendiriyoruz.
İş kazası nedeniyle hak kaybı yaşanmaması için, özellikle sağlık kayıtları, SGK dosyası, işyeri belgeleri, tanık anlatımları ve diğer delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Bu nedenle iş kazası dosyalarında yalnızca dava aşamasına değil, uyuşmazlığın ilk ortaya çıktığı andan itibaren yürütülen hukuki sürece bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz.
Sık Sorulan Sorular
İş kazası tazminat davasında hangi tazminat türleri istenebilir?
İş kazası sonucunda çalışma gücü kaybı, kazanç kaybı ve tedavi giderleri için maddi tazminat; fiziksel ve psikolojik elem için ise manevi tazminat talep edilebilir.
İş kazası tespit davası ile tazminat davası aynı şey midir?
Hayır. Olayın SGK mevzuatı bakımından iş kazası olduğunun tespiti ile işçinin uğradığı maddi ve manevi zararların tazmin edilmesi farklı talepler içerir.
Kendi kusuru olan işçi iş kazası tazminatı alabilir mi?
İşçinin kusurlu olması tazminat hakkını otomatik olarak tamamen ortadan kaldırmaz. Kusur oranları tazminat hesabında ayrıca dikkate alınır.
İş kazası tazminat davasında bilirkişi raporu alınır mı?
Evet. İşverenin iş güvenliği tedbirleri yönünden kusur durumu ve işçinin maluliyet oranına göre tazminat hesabı yapılabilmesi için bilirkişi incelemesine başvurulur.
İş kazası ölümle sonuçlanırsa yakınları tazminat alabilir mi?
Evet. Ölümle sonuçlanan iş kazalarında hayatını kaybeden işçinin yakınları destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edebilirler.