“Babam bütün mallarını kardeşime bıraktı.”
“Annem hayattayken evini, arsasını ve tarlasını kardeşimin üzerine yaptı.”
“Babam öldüğünde geriye hiçbir taşınmaz kalmadığını öğrendim.”
Bu durum, miras bırakanın ölümünden sonra mirasçılar arasında en sık uyuşmazlık yaratan konulardan biridir. Özellikle miras bırakanın sahip olduğu malvarlığının büyük bölümünü veya tamamını çocuklarından yalnızca birine devretmesi hâlinde, yapılan işlemlerin hukuki niteliğinin ayrı ayrı incelenmesi gerekir.
Bütün malların bir çocuğa devredilmesi geçersiz midir?
Hayır. Bir kişinin hayattayken sahip olduğu malları çocuklarından birine devretmesi, yalnızca diğer çocukların miras hakkını azaltması nedeniyle kendiliğinden geçersiz olmaz.
Ancak yapılan işlemlerin gerçekten satış mı olduğu, bağış niteliği taşıyıp taşımadığı veya görünüşte satış yapılmasına rağmen gerçekte farklı bir işlem bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
Bu nedenle “Babam bütün mallarını kardeşime verdi, o hâlde işlemler kesinlikle geçersizdir.” demek de, “Tapular kardeşimin üzerine geçti, artık hiçbir şey yapamam.” demek de doğru değildir.
Babam bütün mallarını kardeşime sattıysa ne olur?
Burada öncelikle her bir taşınmazın hangi işlemle devredildiği belirlenmelidir.
Örneğin;
- Ev satış olarak devredilmiş,
- Tarla bağışlanmış,
- Arsa başka bir tarihte satış gösterilerek kardeşe geçirilmiş
olabilir.
Bu işlemlerin tamamının aynı hukuki sebebe dayanması zorunlu değildir.
Bu nedenle miras bırakanın ölümünden önce yaptığı tüm devirlerin tek tek çıkarılması ve her işlemin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Bütün taşınmazların aynı çocuğa devredilmesi neden önemlidir?
Miras bırakanın yalnızca bir taşınmazını değil, malvarlığının önemli bir bölümünü aynı çocuğuna devretmiş olması, olayın bütününün araştırılmasını gerektirebilir.
Örneğin miras bırakanın beş taşınmazı bulunuyor ve ölümünden önce bunların tamamı aynı çocuğa geçiriliyorsa, yalnızca bir taşınmazın tapu kaydına bakılması yeterli olmayabilir.
Devirlerin tarihleri, işlem türleri ve koşulları birlikte değerlendirilmelidir.
“Babam kardeşime mal kaçırdı” demek yeterli midir?
Hayır. Miras uyuşmazlıklarında iddianın somutlaştırılması gerekir.
Örneğin, “Babam bütün mallarını kardeşime devretti.” demek başlangıç noktasıdır. Bunun devamında;
- Hangi malların devredildiği,
- Hangi tarihlerde devredildiği,
- Tapuda hangi işlemlerin yapıldığı,
- Satış bedeli gösterilip gösterilmediği,
- Ödeme yapılıp yapılmadığı,
- Devirlerden sonra taşınmazların kim tarafından kullanıldığı,
- Miras bırakanın başka malvarlığının bulunup bulunmadığı
gibi hususların ortaya çıkarılması gerekir.
Bir taşınmaz satış, diğer taşınmazlar bağışsa ne olur?
Bu durumda işlemlerin hukuki niteliği birbirinden ayrılmalıdır.
Bir taşınmazın gerçek satış olması, diğer taşınmazlar bakımından da aynı sonucun geçerli olduğu anlamına gelmez.
Aynı şekilde bir taşınmaz yönünden muris muvazaası bulunması, bütün işlemlerin otomatik olarak muvazaalı olduğu anlamına da gelmez.
Bu nedenle her bir devir kendi koşulları içinde incelenmeli, ancak gerektiğinde işlemler arasındaki bağlantı da değerlendirilmelidir.
Miras bırakanın yaptığı devirler saklı payımı ihlal ettiyse?
Bu durumda tenkis hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Miras bırakanın yaptığı tasarruflar sonucunda saklı pay sahibi mirasçıların saklı paylarının ihlal edilip edilmediği belirlenmelidir.
Burada muris muvazaası ile tenkis birbirinden farklı hukuki kurumlardır.
Bu nedenle yalnızca “mallar kardeşime geçti” bilgisiyle hangi davanın açılacağı belirlenmemelidir.
Kardeşim bütün malları üzerine aldıysa miras hakkım tamamen biter mi?
Her durumda hayır.
Ancak hangi hakkın ileri sürülebileceği, malların nasıl devredildiğine ve yapılan işlemlerin hukuki niteliğine göre değişir.
Bu nedenle öncelikle miras bırakanın ölümünden önce yaptığı devirlerin tamamının tespit edilmesi gerekir.
Özellikle tek bir ev üzerinden değil, miras bırakanın toplam malvarlığı üzerinden değerlendirme yapılması önemlidir.
Babam bütün mallarını kardeşime devrettiyse nereden başlamalıyım?
İlk aşamada miras bırakanın malvarlığının tespit edilmesi gerekir.
Özellikle;
- Hangi taşınmazların bulunduğu,
- Hangi taşınmazların ne zaman devredildiği,
- Kimlere devredildiği,
- Devirlerin satış mı bağış mı olduğu,
- Satış bedellerinin bulunup bulunmadığı,
- Varsa ödemelerin nasıl yapıldığı
belirlenmelidir.
Bunun yanında miras bırakanın yalnızca taşınmazları değil, olayın özelliklerine göre diğer malvarlığı unsurları da araştırılmalıdır.
Kardeşim malları başkasına devrettiyse?
Miras bırakanın kardeşinize yaptığı devirden sonra taşınmazın üçüncü bir kişiye devredilmiş olması, uyuşmazlığı farklı bir boyuta taşıyabilir.
Bu durumda taşınmazın mevcut tapu durumu, sonraki devirlerin tarihleri ve devralan kişilerin hukuki durumları ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle dava öncesinde taşınmazın yalnızca geçmişte kimin adına kayıtlı olduğuna değil, devir zincirinin tamamına bakılması gerekir.
Birden fazla taşınmaz varsa hepsi için aynı dava mı açılır?
Bunun cevabı somut olayın özelliklerine göre belirlenir.
Taşınmazların aynı işlem kapsamında mı, farklı tarihlerde ve farklı hukuki işlemlerle mi devredildiği önem taşır.
Bu nedenle birden fazla taşınmaz bulunması hâlinde dava stratejisinin baştan belirlenmesi gerekir.
Her taşınmaz bakımından aynı hukuki sebebin bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
Sonuç
Miras bırakanın sahip olduğu bütün malları çocuklarından yalnızca birine devretmiş olması, diğer mirasçıların hiçbir şekilde hak ileri süremeyeceği anlamına gelmez.
Ancak bütün devirlerin otomatik olarak geçersiz olduğu da söylenemez.
Önemli olan, miras bırakanın ölümünden önce yaptığı işlemlerin tamamının ortaya çıkarılması ve her bir işlemin gerçek niteliğinin belirlenmesidir.
Özellikle birden fazla ev, arsa ve tarla devredilmişse, yalnızca tek bir taşınmaza odaklanmak yerine miras bırakanın malvarlığının tamamı ve devirlerin kronolojisi incelenmelidir.
“Babam bütün mallarını kardeşime bıraktı.” diyorsanız, öncelikle hangi malların, hangi tarihlerde ve hangi işlemlerle devredildiğinin tespit edilmesi gerekir.
Bu incelemenin sonucuna göre muris muvazaası, tenkis veya somut olayın özelliklerine göre başka hukuki yolların uygulanıp uygulanamayacağı değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Anne veya babanın tüm mallarını tek bir çocuğa devretmesi tek başına mal kaçırma sayılır mı?
Tek başına otomatik bir geçersizlik sebebi değildir; ancak diğer çocuklara hiçbir mal bırakılmaması, satış bedelinin ödenmemesi ve devirlerin ardışık yapılması muvazaanın varlığına dair önemli bir fiili karine oluşturur.
Devredilen mallar hem satış hem bağış şeklinde yapılmışsa nasıl dava açılır?
Görünürde satış gösterilen taşınmazlar için muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil; açıkça bağışlanan mallar içinse saklı pay ihlali varsa tenkis davası açılabilir.
Kardeşim üzerine geçirilen taşınmazları üçüncü kişilere satmışsa haklarımı kaybeder miyim?
Hayır. Taşınmazı devralan üçüncü kişi iyiniyetli ise tapu iptal edilemeyebilir ancak mal kaçıran kardeşten taşınmazların rayiç değeri oranında tazminat talep edilebilir.
Miras bırakanın taşınmaz devirleri nereden ve nasıl öğrenilir?
Mirasçılık belgesi alındıktan sonra Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden miras bırakanın geriye dönük tüm tapu kayıtları ve resmi senetleri incelenebilir.
Birden fazla taşınmaz için tek bir dava mı açılmalıdır?
Koşulları varsa aynı miras bırakan tarafından aynı amaçla yapılan devirlere karşı tek bir dava dilekçesiyle kademeli talepler içeren dava açılması usulen mümkündür.