“Babam evini kardeşime devretti. Tapuda ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapıldığını öğrendim. Benim miras hakkım ne olacak?”
“Annem bütün malvarlığını kardeşime ölünceye kadar bakması karşılığında bıraktı. Bu işlem iptal edilebilir mi?”
“Babam gerçekten bakılmadığı hâlde evini kardeşime devretti. Dava açabilir miyim?”
Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri, miras bırakanın ölümünden sonra diğer mirasçıların haklarını etkileyebildiği için uygulamada önemli uyuşmazlıklara neden olmaktadır.
Ancak bir taşınmazın ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devredilmiş olması, işlemin kendiliğinden geçersiz olduğu anlamına gelmez. Somut olayın özelliklerine göre sözleşmenin gerçek bir bakım ilişkisine dayanıp dayanmadığı ve hukuki şartların oluşup oluşmadığı incelenmelidir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?
Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde taraflardan biri, diğer tarafa ölünceye kadar bakıp gözetmeyi ve onun ihtiyaçlarını karşılamayı üstlenirken; diğer taraf da bunun karşılığında malvarlığından belirli bir malı veya hakkı devretmeyi taahhüt eder.
Uygulamada özellikle yaşlı kişilerin sahip oldukları ev, arsa veya tarla gibi taşınmazları çocuklarından birine bu sözleşme kapsamında devretmesiyle karşılaşılmaktadır.
Burada önemli olan, sözleşmenin yalnızca tapuda hangi isimle yapıldığı değil, tarafların gerçek iradesi ve sözleşmenin fiilen nasıl uygulandığıdır.
Babam Evini Kardeşime Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesiyle Devrettiyse Dava Açabilir miyim?
Tek başına bu durum dava açılabileceği veya açılamayacağı anlamına gelmez.
Öncelikle sözleşmenin geçerli olup olmadığı ve gerçekten ölünceye kadar bakım amacı taşıyıp taşımadığı değerlendirilmelidir.
Örneğin babanızın ciddi bir bakım ihtiyacı bulunmasına rağmen kardeşinizin uzun süre boyunca kendisine hiç bakmadığı, buna rağmen taşınmazın kardeşinize devredildiği ileri sürülüyorsa, sözleşmenin uygulanma şekli önem kazanabilir.
Buna karşılık kardeşiniz gerçekten babanızın bakımını üstlenmiş ve sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmişse, sırf taşınmazın kardeşinize bırakılmış olması işlemi geçersiz hâle getirmez.
Kardeşim Babama Hiç Bakmadıysa Sözleşme İptal Edilir mi?
Bakım borcunun yerine getirilip getirilmediği, somut olayın en önemli noktalarından biri olabilir.
Ancak “kardeşim babama bakmadı” şeklindeki genel bir iddianın yanında, bakım yükümlülüğünün nasıl ihlal edildiğinin ortaya konulması gerekir.
Örneğin:
- Babayla kim ilgileniyordu?
- Günlük ihtiyaçlarını kim karşılıyordu?
- Sağlık kontrollerine kim götürüyordu?
- Ev ve bakım giderlerini kim karşılıyordu?
- Hastalık dönemlerinde yanında kim bulunuyordu?
- Sözleşmede üstlenilen bakım yükümlülükleri yerine getirildi mi?
gibi hususlar araştırılabilir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesiyle Bütün Mallar Bir Çocuğa Bırakılabilir mi?
Miras bırakanın malvarlığı üzerinde yaptığı böyle bir tasarrufun hukuki sonucu, sözleşmenin gerçekliği ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Özellikle miras bırakanın çok sayıda taşınmazını aynı çocuğuna devretmesi hâlinde, yalnızca tek bir taşınmazın değil, bütün devirlerin ve bakım ilişkisinin birlikte incelenmesi gerekebilir.
Burada şu sorular önem kazanabilir:
- Gerçekten bakım ihtiyacı var mıydı?
- Bakım borcunu üstlenen kişi fiilen bakım sağladı mı?
- Devredilen malların değeri ile üstlenilen bakım yükümlülüğü arasında somut olay bakımından nasıl bir ilişki vardı?
- Miras bırakanın diğer çocuklarıyla ilişkisi nasıldı?
- Devirlerin tamamı aynı dönemde mi yapıldı?
Bu soruların cevapları, uyuşmazlığın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Aslında Mirastan Mal Kaçırmak İçin Yapılmışsa?
Bu durumda sözleşmenin görünürdeki şekli ile gerçek amacı arasında farklılık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekir.
Örneğin miras bırakanın gerçekte herhangi bir bakım ihtiyacı bulunmadığı, kardeşinin fiilen bakım sağlamadığı ve taşınmazın yalnızca diğer mirasçıların miras hakkını etkisiz hâle getirmek amacıyla devredildiği ileri sürülüyorsa, olayın tamamı değerlendirilmelidir.
Bu tür dosyalarda sözleşmenin gerçek niteliği ve miras bırakanın işlemdeki amacı önem taşır.
Dolayısıyla tapuda “ölünceye kadar bakma sözleşmesi” yazması, uyuşmazlığın incelenmesine kesin olarak engel değildir.
Babamın Gerçekten Bakıma İhtiyacı Yoktu. Bu Önemli mi?
Olabilir.
Miras bırakanın işlem tarihinde yaşı, sağlık ve yaşam koşulları, günlük ihtiyaçlarını kendi başına karşılayıp karşılayamadığı ve gerçekten sürekli bakıma ihtiyaç duyup duymadığı somut olay bakımından önem taşıyabilir.
Ancak kişinin ileri yaşta olması veya sağlıklı olması tek başına sözleşmenin geçersiz olduğunu göstermez.
Burada bütün koşullar birlikte değerlendirilmelidir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinde Tanıklar Önemli mi?
Tanık anlatımları, bakım ilişkisinin nasıl gerçekleştiğinin ortaya konulmasında önemli olabilir.
Örneğin miras bırakanın günlük yaşamında kimin ilgilendiğini, hastalık dönemlerinde kimin yanında bulunduğunu veya bakım yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediğini doğrudan bilen kişilerin anlatımları değerlendirmeye alınabilir.
Ancak tanıkların yalnızca “Babam kardeşime mal bırakmak istemiyordu.” şeklindeki genel anlatımlarından ziyade, doğrudan bildikleri somut olayları açıklamaları önemlidir.
Hastane Kayıtları ve Bakım Giderleri Önemli Olabilir mi?
Somut olayda bakım ilişkisinin ispatı bakımından resmi kayıtlar ve belgeler önem taşıyabilir.
Örneğin hastane kayıtları, sağlık kuruluşlarına ilişkin belgeler, bakım giderlerine ilişkin faturalar, ilaç ve tedavi masrafları, ikamet bilgileri ve benzeri belgeler bakım ilişkisinin nasıl yürütüldüğünün ortaya çıkarılmasına yardımcı olabilir.
Bu nedenle yalnızca tapu kaydına bakmak yerine, sözleşmenin fiilen nasıl uygulandığı araştırılmalıdır.
Babam Ölmeden Önce Evi Kardeşime Devretti, Sonra Kardeşim Babama Bakmadı. Ne Yapmalıyım?
Öncelikle sözleşmenin içeriği ve tapu işlemi incelenmelidir.
Ardından bakım yükümlülüğünün ne şekilde yerine getirilmediği somutlaştırılmalıdır.
Özellikle miras bırakanın ölümünden önceki dönem bakımından:
- Kiminle yaşadığı,
- Günlük ihtiyaçlarını kimin karşıladığı,
- Sağlık süreçlerinde kimin ilgilendiği,
- Bakım masraflarını kimin üstlendiği
gibi hususlar ortaya çıkarılmalıdır.
Bu bilgiler, sözleşmenin hukuki sonuçlarının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ile Muris Muvazaası Aynı Şey midir?
Hayır.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, niteliği itibarıyla ayrı bir sözleşmedir.
Ancak bazı uyuşmazlıklarda, miras bırakanın taşınmazını bir çocuğuna devretmek için ölünceye kadar bakma sözleşmesini kullandığı ve işlemin gerçek amacının farklı olduğu ileri sürülebilir.
Bu nedenle her olayın kendi özellikleri içerisinde değerlendirilmesi gerekir.
Bir taşınmazın ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devredilmiş olması, otomatik olarak muris muvazaası bulunduğu anlamına gelmez.
Dava Açmadan Önce Hangi Belgeleri Toplamalıyım?
Özellikle şu belgelerin incelenmesi önemlidir:
- Ölünceye kadar bakma sözleşmesi,
- Tapu kayıtları,
- Taşınmazın devir belgeleri,
- Mirasçılık belgesi,
- Varsa sağlık ve hastane kayıtları,
- Bakım ve tedavi giderlerine ilişkin belgeler,
- Tarafların ikamet durumuna ilişkin kayıtlar,
- Tanık bilgileri,
- Miras bırakanın diğer taşınmazlarına ilişkin kayıtlar.
Bunların yanında sözleşmenin hangi tarihte yapıldığı ve miras bırakanın ölüm tarihi de birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç
Bir anne veya babanın evini ya da başka bir taşınmazını çocuklarından birine ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında devretmesi, diğer mirasçıların mutlaka hiçbir hak ileri süremeyeceği anlamına gelmez.
Ancak sözleşmenin varlığı da tek başına işlemin geçersiz olduğu sonucunu doğurmaz.
Somut olayda öncelikle sözleşmenin gerçekten bakım amacı taşıyıp taşımadığı, bakım yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği, miras bırakanın gerçek iradesi ve yapılan devirlerin diğer özellikleri araştırılmalıdır.
Özellikle miras bırakanın taşınmazlarını çocuklarından yalnızca birine devrettiği ve bu devirlerin karşılığında bakım yükümlülüğü üstlenildiği durumlarda, sözleşmenin yalnızca tapu kaydı üzerinden değil, fiilen nasıl uygulandığı üzerinden de değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle “Babam evini kardeşime ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devretti.” şeklindeki bir uyuşmazlıkta, doğrudan sonuca varmak yerine sözleşme, tapu kayıtları, bakım süreci ve diğer deliller birlikte incelenmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile taşınmaz devri mirastan mal kaçırma sayılabilir mi?
Evet. Sözleşmenin asıl amacı bakım sağlamak değil de diğer mirasçılardan mal kaçırmak ise Yargıtay uygulaması uyarınca muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açılabilir.
Bakım borçlusu kardeş bakım yükümlülüğünü yerine getirmezse sözleşme geçersiz olur mu?
Miras bırakanın bakıma ihtiyacının bulunmaması, bakım borçlusunun bakımı üstlenmemesi veya bakımın diğer çocuklar tarafından sağlanmış olması sözleşmenin muvazaalı olduğunu gösteren güçlü delillerdir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi resmi şekilde yapılmak zorunda mıdır?
Evet. Türk Borçlar Kanunu'na göre ölünceye kadar bakma sözleşmesi miras sözleşmesi şeklinde, yani noter huzurunda iki tanıkla veya tapu müdürlüğünde resmi senetle düzenlenmek zorundadır.
Sözleşmenin iptali davasında hangi deliller önem taşır?
Miras bırakanın sağlık ve hastane kayıtları, gelir durumu, kimin yanında ikamet ettiği, komşu ve akraba tanıklarının beyanları ve devredilen malvarlığının toplam terekeye oranı incelenir.
Bu dava için hak düşürücü süre veya zamanaşımı var mıdır?
Muvazaa iddiasına dayalı tapu iptali davalarında zamanaşımı süresi yoktur; miras bırakanın ölümünden sonra her zaman dava açılabilir.